• Değer Berkin

Uyumayan şehir NEW YORK

Updated: Mar 2


Jet lag'ın etkisiyle yerel saat sabahın 3'ünde uyanıp süper acıkmış bir şekilde biraz daha sabah olmasını bekleyip sonunda 5'e doğru dayanamayıp sokaklara döküldüğümüz ve 24 saat açık diner'larda yağlı ve şekerli(Maple syrup - akçaağaç şuruplu pancake'ler) kahvaltılar yapıp kağıt bardakta take-away kahvelerimizle 5. cadde senin 6. cadde benim 42. sokak senin 43. sokak benim şeklinde cadde ve sokakları saya saya gezdiğimiz New York...


Neon ışıkları, kolayına durduramadığınız sarı taksileri, ısıtma amaçlı yer altında yapılan çalışma sonrası sokakların ızgaralarından, borularından yükselen buharlar arasında akıp giden hızlı yaşamı ve gökyüzüne yükselen görkemli gökdelenleriyle, gidenleri anında cezbeden New York'u 20 yıl sonra yeniden keşfe çıktım. Bu sefer yanımda eşim Levent, 8 ve 5 yaşındaki çocuklarımla...


Küçüklüğümde her gittiğim şehrin, filmlerde gördüğüm devasa, ışıklı gökdelenleri olan Manhattan - New York gibi olması gibi bir beklenti içinde olduğumu çok net hatırlıyorum. Şimdilerde 8 yaşındaki oğlum Miran'da gördüğüm bu beklenti nedeniyle hiç uyumayan şehir New York'a onu götürmeyi özellikle istedim. Hemen belirtmeliyim ki sonuç tahmin ettiğim gibi oldu ve Miran bu şehri aşırı sevdiğini ve eve geri dönmek istemediğini her fırsatta dile getirdi.






İlk gidişim olmasa da New York, bizim için ilkleri temsil etti. Hem Levent'in hem de çocukların ilk Amerika deneyimi olurken, benim ise ilk kez yeni yılı evden uzakta başka bir ülkede karşılama deneyimim olmuştur.


Her ne kadar hayaller Times Square'da çılgınlar gibi partilerken meşhur kristal topun düşürülmesini izlemek, hayatlar ise jet lagın dibine vurmuş şekilde sıfır enerjiyle iki adım uzağımızdaki Times Square Yeni Yıl çılgınlığını 12 metrekare otel odamızda tv ekranından uykulu bir şekilde izlemek şeklinde olsa da 2020'ye farklı bir başlangıç yapmış olduğumuz kesin...:)



VİZE SÜRECİ VE NEW YORK'A GİDİŞ

Amerika Birleşik Devletleri, Kıbrıs Cumhuriyeti (şimdilik) ve Türkiye pasaportlarına vize uyguluyor. Gitmeden önce vize işlemlerinizi mutlaka halletmeniz gerekiyor. 10 yıllık ABD vizesi için online olarak DS-120 formunu, Amerikan vizesine uygun olarak çektirdiğiniz vesikalık fotoğraflarınızı da yükleyerek (fotoğrafı çekerken Amerikan vizesi için olduğunu belirtin ki, fotoğrafçınız ona göre formatı ayarlasın) doldurarak, vize ücretini ödüyorsunuz. Sonra vize mülakatı için Amerikan Elçiliği'nin size online olarak belirleyeceği gün ve saatte doldurduğunuz formları print alarak, pasaportunuzla birlikte gidiyorsunuz. Mülakatta sorulan "Amerika'ya ne amaçla gidiyorsunuz?", "İlk kez mi Amerika'ya gidiyorsunuz?" gibi soruları yanıtladıktan sonra vizenizin onaylanıp onaylanmadığını görevli size bildiriyor.


New York'a İstanbul üzerinden THY ile direkt uçuşlar bulabilirsiniz. Biz uyguna gelmesi için Aeroflot ile Moskova üzerinden uçtuk. Hatta yorgunluğumuzu hafifletsin ve Moskova'yı da biraz gezeriz düşüncesiyle biletlerimizi, bir gece Moskova'da konaklayacak şekilde aldık. Bu da gitmeden önce, Amerikan vizesine ek olarak Moskova için transit vize almamız demekti. 2019 yılının sonunun benim için vize başvurularıyla geçtiğini söyleyebilirim. İlk olarak Amerikan vizesine online form doldurup - fotoğraflarımızı da forma yükleyip - (DS120), gerekli ücreti online ödedikten sonra mülakat için güney Lefkoşa’daki Amerikan Elçiliği’ne verilen gün ve saatte giderek başvurup, birkaç gün içinde aldık. (Vizeli pasaportlarımız kargo ile güneydeki bir kargo şirketine ulaştırılmıştı, oradan pasaportlarımızı temin ettik). Sonrasında ise Rus vizesi için Rus elçiliğinden online randevu aldık ve online formu doldurduk. Yanımızda istenen ücret, seyahat sigortası ve vesikalık fotoğrafları götürerek Rus transit vizeminizi de elde ettik.


Larnaka'dan Moskova'ya yaklaşık 4 saatlik bir uçak yolculuğu sonrası, New York'a ise Moskova'dan 10 saatlik yolculuk sonrası vardık. JF Kennedy Havaalanında taksi sırasına girip New York ile özdeşleşmiş sarı taksilerden birini alarak otelimize ulaştık. Hell's Kitchen bölgesinde 48. cadde yer alan Belvedere Hotel'de konakladık. Booking.com'dan yer ayırdığımız otel, Theater District ile Times Meydanı'na 2 dakika yürüyüş mesafesinde, Radio City Music Hall'a 1 km'den yakın mesafede, Broadway Tiyatrosu'na ise 10 dakikalık yürüme mesafesindeydi. NYC standartlarına göre uygun ve güzel bir oteldi. New York'taki otellerin pahalı ve odalarının ise küçük olduğunu yer seçerken dikkate almanızda fayda var. İlk kez gideceklerin de Midtown'da kalacak yer bakmaları merkeze yakınlık bakımından daha doğru olacaktır. Midtown dışında konaklamak için en ideal yerler: West Village, Greenwich Village, Soho, Noho ve East Village.


NEW YORK'TA YAPILACAKLAR LİSTEM TOP 6

"If you can make it in New York, you can make it anywhere" sözünü eminim boşuna söylememişlerdir. Şehirde yaşarken yapılacak pek çok aktivite, gidilecek pek çok mekanı olduğu kesin, ancak ilk kez gidenler için sanırım yapılacak şeyler çok da fazla değil. Yine de saat farkının ve uzun yolculuğun üzerinizdeki etkisini göz önünde bulundurarak bu şehre, bir hafta ayırmanızı öneriyorum. New York, hareketli ve kocaman bir şehir. Ancak ilk kez gidenlerin yapılacaklar listesindeki noktalar New York'un Manhattan adasında olacaktır. İşte size benim belirlediğim ve bizim yaptığımız yapılacaklar listesi top 6:


1) Times Square - Tabii ki NYC'nin kalbinin attığı yer meşhur neon ışıklı reklam panolarıyla ışıldayan meydan. Ölmeden önce gidip göreyim listenize almanız gereken eşi benzeri olmayan meydan. (Not. Tokyo'daki Shibuya Crossing ve Toronto'daki Dundas Meydanı'nı çağrıştırıyor aslında) Broadway ve 7. caddenin kesiştiği yerde Midtown Manhattan'da yer alıyor. Dünyanın merkezi de deniliyor buraya. Gerçekten içindeyken bunu da hissettiren bir yer. Meydanda yer alan kırmızı basamaklarda yer bulup oturarak meydanın tadını çıkarabilirsiniz. Meşhur tiyatro Broadway gösterileri için biletlerin de satışının yapıldığı yer burası. Yılda yaklaşık 50 milyon turistin ziyaret ettiği meydanın ilk ismi aslında Longacre Square idi. The New York Times gazetesi şu an One Times Square adını alan binaya yerleşince, meydanın adı 1904'te Times Square olarak anılmaya başlandı. 1907'den beri ise (1942-43 yılları savaş zamanı hariç) her yıl 31 Aralık'ta meydandaki One Times Square binasının üstündeki kristal top yeni yıla girerken düşürülüyor ve bu etkinliğe dünyanın değişik yerlerinden milyonlarca insan katılıyor. Devamında çeşitli konser ve canlı performanslarla havai fişek gösterileriyle eşsiz bir görsel şölene dönüşüyor meydan.

Bu yılki etkinliğin teması "iklim değişikliği" olarak belirlenmişti ve gece yarısı 21 metrelik direkten kristal top 60 saniyede düşürülüşünü ve büyük etkinliği yukarıda belirttiğim gibi ekranlardan izledik. Sabahtan itibaren ciddi güvenlik önlemleri alınan meydana sayılı kişi alınıyor. Sabahtan, hatta bir gece önceden sıraya giren kalabalıklar meydana girebilmeye çalışıyor. 31 Aralık'ta oralarda gezinirken kapatılan yerlerden geçebilmeniz için otel oda kartınızı görevli polislere göstermeniz gerekiyor.




2) Central Park - Times Meydanı, NYC'nin kalbiyse, işte burası da şehrin nefes aldığı akciğeridir. Bu park dünyadaki ilk peyzaj çalışması olarak biliniyor. Eskiden bataklık olan bu alan şimdilerde hem New Yorkluların hem de turistlerin zaman geçirdiği muazzam bir mekan. İçerisinde sigara içilmesi yasak olan bu parkın içinde yer alan gölde yüzmek de yasak :) 3382 dönüm tamamen insan yapımı olan devasa bir park ve bir günde gezmek gerçekten imkansız. Kışın gidiyorsanız bizim gibi, parkı beklediğiniz gibi yeşil bulmayabilirsiniz ama yine de muazzam bir atmosfer sizi bekliyor olacaktır. Parkın içinde çocuklar için park, kışın buz pateni pisti, filmlere konu olan Bow Bridge, Hayvanat Bahçesi (gitmeyi tercih edenlerdenseniz), Beatles grubundan John Lennon'un öldürüldüğü sokağa yakın onun anısına yapılan Strawberry Fields ve meşhur şarkısının adı "Imagine" yazılı mozaik kaldırım, Alice Harikalar Diyarında heykeli, Shakespeare Bahçesi, Belvedere Kalesi, Bethesda Çeşmesi gibi pek çok değişik etkinlik ve gezilecek yer bulabilirsiniz. Bisiklet kiralayarak ya da yürüyerek gezebilirsiniz. Parkın içindeki hot dogcu'lardan hot dog alarak banklarda oturup temiz park havasını soluyabilirsiniz.


Bow Bridge, Central Park



3) Empire State Building - 1932 yılında yapımı tamamlanan bina, Manhattan'da 5. caddede, 33. ve 34. caddelerin arasında yer alıyor. 102 katlı bina pek çok filme ilham olup, New York şehir silüetinin sembollerinden biri halini almıştır. Binaya çıkış için upuzun bir sırada beklemeniz kaçınılmaz. Hele bizim gibi 1 Ocak tatil günü binanın üstüne çıkmaya kalkışırsanız, tüm öğleden sonranızı sırada bekleyerek geçirip, sabır derecenizi iyice sınadıktan sonra büyülü bir New York gece manzarası seyrine kavuşmuş olursunuz. Biz gün batımında orada olacağımızı hesaplamıştık ancak sıra o kadar uzundu ki ancak manzaranın ışıklı haline denk gelebildik. İnanılmaz soğuktu hava, dışarıda yanan sobalar bile ısınmamıza yetmemişti ancak yukarıdan baktığımız yıldızları kıskandıran ışıl ışıl parlayan hazine gibi duran şehir silüeti içimizi ısıtmaya yetti diyebilirim. (Bir tavsiye: Şehir manzarası için Empire State Building'e alternatif olarak Rockerfeller Center'deki Top of the Rock'a da tırmanıp manzaranın içinde Empire State Binasını da eklemiş olursunuz.) Empire State Building sanırım benim NYC için en favori iki yerimden birincisi olarak ilan edebilirim. :) Kesinlikle görmeye değer.




4) Brooklyn Köprüsü ve Dumbo - İşte benim NY'ta en favori iki yerimden ikincisi. Brooklyn Köprüsü Manhattan adasını Brooklyn'e bağlayan tam 14 yılda inşa edilmiş muazzam bir mimari örneği olarak New York'un simgelerinden birini oluşturuyor. Yapım sırasında pek çok kişinin hayatını kaybettiği bu köprü, Neo Gotik tarzda inşa edilmiş. Yaya geçişine ücretsiz köprüde, erkenden uyanıp gün doğumunu izlemek de New York'ta yapabilecekleriniz arasında olmalı derim. Köprünün Brooklyn tarafında bulunan Brooklyn Park'tan Manhattan adasının gökdelen silüetinin seyrine doyamayacağınızı da buraya not düşeyim. 20 yıl önce gittiğim ve fazla turistik bulduğum Ellis Adası'na gemi ile gidilen meşhur Özgürlük Heykeli'ni de burada manzaranızın içinde görebilirsiniz. Brooklyn Parkı'nda çocuklar için oyun alanı ve üstü kapalı atlı karınca da bulunuyor. (Çocuklu seyahatçilere duyurulur :))

Dumbo ise son zamanlarda Instagram sayfalarında bolca fotoğraflarını bulacağınız bir bölge. Buradaki sokakların arasından köprünün ihtişamlı yükselişine şahit olabilirsiniz. Gezmesi keyifli bir bölge olarak Dumbo sokaklarına da uğramanızı tavsiye ederiz.



5) Broadway show zamanı: New York'a gelmişseniz, Manhattan'daysanız hele mutlaka bir Broadway gösterisine bilet alıp gitmelisiniz derim. Biz Alaaddin ve Aslan Kral arasında kalıp sonunda Aslan Kral'a karar kıldık. Minskoff Tiyatrosu'nda izlediğimiz Aslan Kral performansını hem çocuklar hem de biz büyük keyifle izledik.



6) The MET: İşte bence dünyada ölmeden önce ziyaret edilmesi gereken müzeler listesi oluştursam ilk sıralara alacağım müzelerden biri burası. Sanatla ilgilenmeseniz bile buraya dünya gözüyle gidip göz aşinalığınızın mutlaka olacağı tabloları ve eserleri göreceğinizden eminim. Burada gerçekten bir dünya mirası sergileniyor. Hatta herkesin kendisine hitap eden favorisi olabilecek bir bölüm bulacağına garanti veririm. Benimkini sorarsanız, Empresyonist tablolar başta olmak üzere modern ve çağdaş sanat bölümü benim favorimken, Miran'ın favorisi Mısır sanatı bölümü oldu. Müze ile ilgili ayrı bir yazı mutlaka yazacağım.


Monet - Nilüfer Gölü Üzerinde Köprü (1899), MET


DİĞER MÜZELER

Doğal Tarih Müzesi (American Museum of Natural History)

Bu müzeye özellikle çocukları dinozor iskeletlerini görmeleri için gittiğimizi itiraf ediyorum. Ancak gördüğüm en güzel müzelerden biri olacağını bilmeden gittiğimi de itiraf ediyorum. Bu müzede yok yok. Bizi en çok Güney Amerika bölümü etkiledi. Sanırım bugüne dek gezdiğimiz müzelerden onu farklı kılan bu bölüm olduğu için ve Güney Amerika bize tamamen yeni bir kültür olmasından dolayı müzede inanılmaz keyif aldık. Özellikle Paskalya Adası'nda yer alan Moai heykellerinden bir tanesinin müzede olması bizde inanılmaz heyecan yarattığını da belirtmeliyim.


Moai Heykeli, Doğal Tarih Müzesi


MoMa - MET müzesinde pek çok dönemden eser bulabilirsiniz ancak modern sanat ilgi alanınızsa MoMa sizin ilginizi çekecektir. Guggenheim Müzesi ve

Klimt Müzesi de ayrıca sanatseverlerin severek gezeceği MET müzesine yakın yerde bulunan müzelerdir.




NEW YORK'TA NELER YENİR?

New York'ta her ülkeden her mutfaktan seçenekler bulacağınızı yazmama bile gerek yok sanırım. Aç kalmayacağınız hatta tıka basa yemekler yiyeceğiniz kesin. O nedenle gitmeden biraz beslenmenize dikkat etmenizi öneririm, zira kilo alabileceğiniz ortada. Denemenizi önerebileceğim yerler arasında muhteşem burgerleri ile Shake Shack (Brooklyn Köprüsü gezinizin bir parçası olarak burayı da öğle yemeği için o güne eklebilirsiniz), Peru mutfağı için Pio Pio, Shangai mutfağı için Joe's Shangai , Soho'da Rubirosa pizzeria, Hill Country BBQ Market yer alıyor.



ÇOCUKLARLA NEW YORK

Çocuklar için bir hayalin gerçek olmasıdır New York. Times Square'daki M&M Store'a çocuklarla giderek renkli M&M'lerin dünyasında kaybolmalarını izleyin. Sonra Hershey's Chocolate dükkanında çikolatanın sihirli tatlarının tadını çıkarın. Rockerfeller Center'a yakın kız çocukları için hem kuaför servisi veren hem de bebek satın alabilecekleri The American Girl'a da mutlaka uğrayın. Yine Rockerfeller Center'de Lego Store' a uğrayın çocuklarınızla. Alışverişin dibine vurduğunuzu hissedin, çocuklarınızın mutluluğunu paylaşın derim. Son olarak Miran'ın kendisinin gitmek istediğini söylediği (çünkü ünlü Youtuber'ların gezdiği yermiş) Chuck e Cheese'e çocuklarınızı götürün ve oyun makinelerinde eğlenmelerini izleyin...




0 views