• Değer Berkin

Filipinler Yazı Dizisi 2 - MANİLA, ismi güzel şehir ...


Bir kızım daha olsa, ismini koyacak kadar söylenişi hoşuma gidiyor Manila'nın... Ama şehir Manila için aynı şeyleri yazamıyorum. Upuzun bir yolculuk sonrası sersemlik midir, yoksa saat farkından dolayı 'jetlag' olayı mıdır diye çok düşündüm. Ne de olsa üç farklı uçak değiştirmiş, üç defa yükselmiş, üç defa alçalmıştık. Geri dönüp fotoğraflara tekrar tekrar özellikle baktım. Ama Manila şehri bende boş bir sayfa. Tayland'ın Bangkok'u için de aynı hislerim olmuştu ancak o görkemli tapınakları düşününce sayfalar doluyor. Manila'da bu hissi yok edecek birşeyler arıyorum hafızamın kuytu köşelerini kurcalayıp.

Genellikle yeni şehirleri deneyimlerken bende bıraktığı hissi özümsemek için zamana ihtiyacım olur. Üzerinde düşünmek, hafızamda kalan görüntüyü yazıya dökmek için önce gördüklerim ve yaşadıklarımın bende bıraktığı hislerin netleşmesini isterim. Sonra o yerle ilgili her türlü olumsuz duygu ve düşüncelerim üç yanlış bir doğruyu götürür gibi değil, üç doğru bir yanlışı götürür gibi yok olur veya önemsizleşir. Manila'da da öyle olsun isterdim ama olmadı.

Enlemler ve boylamlar aşarak ekvator çizgisine yaklaşarak ulaştığımız Filipinler'deki ilk noktamız olan bendeki boş sayfa yani Manila, ülkenin başkenti. İlk durağımız olmasına rağmen Manila yazımı, Cebu'dan sonraya bıraktım. Çünkü bu boş sayfaya bir türlü yazasım gelmedi ve tabii çoğunlukla İspanyol koloni tarihinin izinden giderek oluşturmakta olduğum Filipinler yazı dizisinde İndio’dan Filipino’ya İspanyol Koloni Hikayesi CEBU başlığıyla İspanyolların ilk ayak bastıkları yer olduğu için Cebu ile başlamayı tercih ettim.

Boş sayfam Manila'yı ise bu İspanyol yönetici sınıfın inşa ettiği evler, okullar ve ofisler gibi binaların yer aldığı bizim deyişimizle surlar içini kapsayan Intramuros bölgesi ile sadece biraz dolduracağım. Manila'da yapılabilecek bence en doğru seçenek ve favori bölgemdi diyebileceğim yer olmuştur.

Manila'da aldığım Metro Manila turist haritasının girişinde yazan ilk cümle tamamen bizim de Manila'da bulunma nedenimizi açıklıyordu. "Bazı turistler Metro Manila'yı ülkenin geri kalanı için bir kapı olarak görüyorlar" yazıyor bu broşürde. Evet biz de onlardanız.

10 günlük Filipinler seyahatimizde Manila'ya yalnızca 1 buçuk gün ayırdık. Tam teşekküllü gezmek isteyenler için en az 3, en fazla 5 gün yeterli sanırım. Tabii kalabilene...

YOLCULUK VE VARIŞ

Açıkçası benim tercihim Cebu'ya uçmaktı. Ancak en uygun fiyatlı uçuş olarak İstanbul ve Riyad aktarmalı Saudia Airlines ile Manila'ya uçuş bulunca, Saudia Airlines'dan sık sık saat ve gün değişikliklerini içeren e-postalar eşliğinde yerimizi ayırdık. Saudia Airlines hakkında pek olumlu düşüncelerim yok çünkü uçuşumuz iptal olunca bir gün önce uçmak zorunda kaldık ve Saudia Airlines yeni uçuşun ilk etabını bize düzeltmedi ve bizden yer ayırdığımız acente ile kontağa geçmemizi istedi. Acente de bizden bunu yapmak için ekstra ücret talep etti. Çok fazla bir miktar değildi belki ancak birçok yazışma ve telefon trafiği yaşadık. Bir de çocuklar 23 Nisan gösterisine katılamadılar. Çünkü bir gün sonrası için kestiğimiz uçuşlardan biri iptal olunca tek seçenek bir gün önce uçmak oluyordu. Bu yapılanlar için şikayette bulunduk, bekleme aşamasındayız.

Ucuz etin yahnisi diyerekten Manila notlarıma geri dönüyorum. 4 yıldan beridir yanımızda çalışan Filipinli Enka ile birlikte vardığımız Manila havaalanında, 10 yıldan fazla bir süre görmediği çocuklarıyla buluşma anına şahit olacağım için heyecanlıydım. Ancak işler beklediğim gibi olmadı. Enka'nın çocukları karmaşık Manila havaalanında, bizim uçağımızın bir saat rötar yapması sonrası başka tarafa gidince buluşma anını göremedik. Enka'nın yürüyerek başka terminale gitmesi gerekti, biz de orada taksi alıp otelimize yol almaya karar verdik. Manila'ya gelir gelmez metropol bir şehre adım atmanın ağırlığında dolandırıldık. Evet, 300 pesoluk taksi için 3000 peso ödedik. (Yani 25 tl yerine 250 tl verdik!!!) Bu sinir bozucu durum ve kavuşma anını yakalayamanın hayalkırıklığı ve de yol yorgunluğu hepsi bir arada ilk Manila izlenimimiz oluşuverdi. Boş sayfa Manila'ya kara bir leke gibi yerleşti yani.

Ama buradan belirtmeliyim ki 10 gün zarfında karşılaştığımız tek dolandırma olayı bu olmuştu. Tek bir ağaç için hemen koca bir orman yakmayalım. Çünkü gerçekten Filipinliler yabancılara karşı çok cana yakın ve oldukça dürüst ve yardımseverdirler. Yani Tayland ile karşılaştırma yapacak olursam, Bangkok'taki gibi turistleri yürüyen para olarak görmüyorlar. Bu yaşadığımız olaydaki adam hariç.

Manila, alışveriş merkezleriyle, yollarıyla, ABD'deymişsiniz gibi büyük araçlarıyla - ama bizdeki gibi Range Rover veya Mercedesler dolaşmıyor, büyük Japon marka araçlardan bahsediyorum - bildiğiniz metropolit ve 30 derece sıcaklıkta bir yaşam. Burayı özel kılan, cezbedici özellikleri düşündüğümde sayabileceklerim, mis kokulu "galaçoçi" adını verdikleri yasemin çiçeği, jeepney ismini verdikleri toplu taşıma otobüsleri ve elbette İspanyol dönemindeki üniformalarını giymeye devam eden Intramuros polisleri...

Geriye kalan boş bir sayfa...

MANİLA'DA KONAKLAMA KONULARI Bizim kaldığımız otelin ismi Kimberly ve Malate bölgesinde yer alıyor. Gelin bir Manila bölgelerini coğrafik olarak inceleyelim. Manila 17 şehir ve belediyeden oluşmaktadır. Konaklama olarak otellerin bulunduğu bölgeler şöyle:

1. Ermita bölgesi: Intramuros bölgesine yakın olmak istiyoruz diyorsanız, bu bölgede konaklama aramalısınız. Bu bölgede ayrıca Rizal Park da çok yakın mesafede. Olumsuz yönü ise fazla kalabalık bir bölge olmasıdır.

2. Makati bölgesi: Bu bölge ise Ermita bölgesinin aksine daha üst gelire sahip halkın yaşadığı ve güvenlik açısından daha sıkı korunan bir bölge. Burada birçok alışveriş merkezini bulabilirsiniz. Alışveriş düşkünleri için bir cennet. Yaşayacağınız kültür şokunu en aza indirebileceğiniz bölge burasıdır.

3. Malate bölgesi: Bizim kaldığımız bölge. Yerel halkın çoğunlukta olduğu ve uygun fiyatlı otellerin de bulunduğu bölge. Manila körfezine yürüyerek erişebilirsiniz.

Bunun dışında Taguig, Ortigas ve Pasay şehirlerinde de otel konaklama seçeneklerini araştırabilirsiniz.

Manila'da yıl boyunca birçok festival yapılır. Gezilerini festivallere denk getirmek isteyenler bu linkten aylara göre hangi festivaller var görebilirsiniz.

MANİLA'DAYKEN ULAŞIM NASIL YAPILIR?

Her köşe başında elinizi uzatın ve bir taksi, otobüs veya jeepney yakalayın. Daha pitoresk manzara isterseniz, bir peditaksi , üç tekerlekli bisiklet (tuk tuk) veya at arabası alabilirsiniz. Bunu özellikle intramuros bölgesi için tavsiye ederiz.

İnternet için tavsiyemiz, havaalanına varınca internet paketli bir sim kartı almanızdır.

Filipinlerde konuşulan dil İspanyolca, Arapça, Malay dili ve Çincenin de etkilerinin görüldüğü Filipince'dir. Ancak caddelerde İngilizce ve Filipince karışık halde duyacak, tabelalarda hep İngilizce yazılar göreceksiniz.

NELER YAPABİLİRSİNİZ?

1) RİZAL PARK: Burası Manila'nın kalbi diye geçiyor. Burada Çin ve Japon bahçelerini gezebilirsiniz. Park, ismini Dr. Jose Rizal'dan almıştır. Filipinlilerin sömürüye karşı bağımsızlık mücadelesinde kalemiyle öncülük yapan şair ve yazardır Rizal.

2) INTRAMUROS: Rizal Parkının hemen karşında bulunan benim favori bölgeme sıra geldi. Surlarla çevrili bu şehrin arnavut kaldırımlı caddelerinde bir üç tekerlekli bisiklet veya at arabası alarak gezebilirsiniz. Beşgen şekilde kurulu 4.5 km surlarla çevrili bu yer Manila şehrinin ilk kurulduğu yerdir. Aslında kalbi burası, Rizal Park değil bence. Bu yeri turlamaya Manila Katedrali'nden başlayabilirsiniz. 16. yüzyıla ait katedralin içine giremedik biz çünkü bir düğüne denk geldik. Dışarıdan izledik biraz düğünü. Ardından aldığımız üç tekerlekli bisiklet turu" ile San Augustin Kilisesini görebilirsiniz. Oradan Filipinler'in İspanyol koloni tarihi ve kültürünü keşfedebileceğiniz Casa Manila müzesine geçiş yapabilirsiniz. Ardından ise Fort Santiago. Burası Cebu'dan sonra inşa edilen ikinci ispanyol koloni kalesi. İspanyollar ganimetlerini burada topluyordu. Tarih boyu hapishane ve birçok ölümlerin gerçekleştiği yer olarak da kayıtlara geçiyor burası.

3) BİNONDO CHINA TOWN (Çin Mahallesi) : Burası Manila’nın Çin mahallesi.Çin kültürünün etkilerini görebilir ve Çin yemeklerini tadabilirsiniz. Bu bölge oldukça pis bir bölge. Pislik çekmek istemeyenler gitmeyin. Biz gitmedik. Ama ilgilenenlere 1594 yılında Çin göçmenlerce kurulan bölgede Çin İspanyol ve Filipin yemeklerini bulabileceğiniz pis mi pis bir yemek turu vaat ediyor.

4) ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE gidebilirsiniz. Mall of South Asia, alışveriş merkezlerinin en iyisi. Burada alışverişin dibine vuracağınız yer. Bizim hedefimiz bunu yapmaktı ancak zaman yetmedi sadece "windowshopping" yapıp orada yemek yedik. Diğer önerilen alışveriş merkezleri ise; SM Megamall, Robinsons Place, Greenbelt Mall...

ÇOCUKLARLA NE YAPABİLİRSİNİZ?

1) KİDZANİA Manila: Çok iyi korunan ve güzel bir bölge olan Bonifacio Global City'de bulunan Kidzania, çocuklara meslekleri tanıtan, tanıtırken de pratik olarak bu meslekleri uygulamalarına imkan veren bence mükemmel bir yer. Dünyanın birçok büyük şehrinde Kidzania var. Bilenler İstanbul'dakini iyi bilecekler. Biri 7, diğeri ise 4 yaşındaki bizim minikler burada çok eğlendiler.

2) MANİLA Ocean Park: Biz gitmedik ancak alternatif olarak çocuklarla yapılabilir diye not etmiştim.

FAZLA GÜN KALMANIZ MI GEREKİYOR?

1) Manila müzelerini gezebilirsiniz. National Museum'da arkeolojiyi sevenlerin ilgisini çekecek Asya'da bulunan homosapiens sapiens yani bizim insan türüne ait 22.000 yıllık kafatasını görmeye gidebilirsiniz. Ya da Filipinli ressamların (Felix Hidalgo veya Juan Luna gibi) eserlerini Metropolitan Museum of Manila'yı gezip görebilirsiniz. Ayala Müzesinde ise İspanyolların gelişinden önceki dönemlerdeki altınları görme şansı bulabilirsiniz.

2) Karaoke yapabilirsiniz. Filipinliler şarkı söylemeyi çok sever. Karaoke makinelerini her yerde bulabilirsiniz. Karaoke yapmayı sevenler, Filipinlilerle karaoke yapabilirsiniz.

3) Rizal Parkı'nın yanında golf alanları var. Burada golf dersleri de veriliyor.

4) Haftasonu marketlerine gidebilirsiniz. Salcedo Park'ta cumartesi günleri taze yiyecekleri bulabilirsiniz. Pazar marketi ise Legaspi Park'ında kuruluyor.

NE YERİM Kİ?

Güneydoğu Asya'da olduğunuz düşüncesi kahvaltıda pilav görünce somutlaşıyor. Ben pilavın her çeşidini çok seven biri olarak kahvaltıda da pilav yiyebiliyorum. Ama siz kahvaltıda özellikle ben ekmeğimi, peynirimi isterim derseniz, peynir için garanti veremem ama her yerde ekmek bulabilirsiniz.

Sabah kahvaltısında pilav mı? İstemem ekmek verin diyenlerdenseniz korkmayın Avrupa ve batı kültürü yemeklerini de çok rahat bulabilirsiniz Manila'da. Filipin mutfağından ise gambas (karides) ve soslu bir yemek olan kare kare denenebilir.

****

Manila için çok bir beklentim yoktu açıkçası ancak ben Manila şehrinin yerinde olsam Filipinler gibi inanılmaz güzellikte 7 bin kusurdan fazla adadan oluşan bir ülkenin başşehri olmaktan utanırım. Manila'da ayrıca farkettiğim pek çok megaşehirde olduğu gibi çok pis ve çok temiz, çok zengin ve çok fakir gibi tezatlıkların aşırı belirginliğiydi.


15107369_10153974159415598_4052322808346960625_n
16508024_10155002472434458_2120307173929298739_n
12933020_10154082845499458_1276217349452624285_n
11116469_10153247520529458_829301096210781876_n
993638_10151514759780598_1633444238_n
315577_10150283308605598_1538531806_n
305220_10150283320950598_299163876_n
13606481_10154307071219458_5673880617635839946_n