• Değer Berkin

“Benim adım Aurora... Gökyüzünde dans ederim”

İzlanda’nın başşehri Reykjavik’te yer alan Perlan Müzesi’ni ziyaretimiz sırasında izlediğimiz “aurora borealis (kuzey ışıkları)” tanıtımında geçen ilk cümleler: “Benim adım Aurora... Gökyüzünde dans ederim...”


Dışarısı -6 derece, her yer karla kaplı, ıssız, karanlık ve büyülü bir atmosferde aurorayı gördük. Daha heyecan verici ne olabilirdi ki? Şanslıydık ve aurora bizim için de dans etmişti.






Yıllardır “yapmak istediklerim listemde” yer alan kuzey ışıklarını görme isteğimi sonunda pandemi ve döviz krizinin zorlu şartlarına inat gerçekleştirdim. Bazı deneyimler ömürlüktür... İşte kuzey ışıklarına tanıklık etmek de bunlardan biri kesinlikle...


Aurora nedir?

Aurora, dünyanın koruyucu magnetik alanının, güneşten gelen parçacıklarla teması sonucu oluşan gözle görülür canlı manzarasıdır.

Güneşten gezegenimize doğru gelen parçacıklar hem kuzey kutup dairesi hem de güney kutup dairesinden dünyamıza görünür şekilde ulaşabiliyorlar. Kuzey kutbunda buna aurora borealis ya da kuzey ışıkları denirken, güney kutbunda aurora australis ya da güney ışıkları deniyor.

Güneş fırtınasından gelen parçacıklar atmosferimizdeki gazlarla etkileşime geçince gökyüzünde yeşil, kırmızı, mavi ve mor ışıklar olarak görünür hale geliyorlar. Oksijen gazı ile yeşil ve kırmızı ışık, nitrojen gazı ile mavi ve mor ışık oluyorlar.

Auroralar sadece bizim gezegenimizde görülmüyor. Jüpiter ve Satürn gibi atmosferi ve magnetik alanı olan diğer gezegenlerde de auroralar var.

Eski zamanlardan beri insanlar auroralar ile ilgili mitler oluşturmuşlar. Fransa’da mağaralarda eski insanlar bu ışıkları resmetmişler. Yunanca aurora güneş ışığı, boreas ise rüzgar anlamına gelmektedir. Eski Yunanlar, auroranın Helios(Güneş) ve Seline (Ay)’in kızkardeşi olduğunu düşünmüşler ve kardeşlerine yeni günün başladığını anlatmak için sabahın erken vaktinde gökyüzünde renkli arabasında gittiğine inanmışlar.

Eski Çin mitlerinde ise kuzey ışıklarını ejderha ile bağdaşlaştırmışlardır. Gökkubbeye ateş estiren iyi ve kötü ejderhaların arasındaki savaşı görüntülediğine inanmışlardır.

İsveç’te ise büyük balıklardan gelen ışık yansıması olduğuna inanmışlar ve balıkçılar kuzey ışıklarının iyi bir hasat yılının müjdecisi olduğunu düşünmüşlerdir.


Aurora nerelerde görülür?

Aurora borealisin görüldüğü ülkeler kuzey kutbuna yakın olan İzlanda, Norveç, İsveç, Finlandiya, Grönland, Kanada, Alaska ve Rusya; aurora australisin görüldüğü ülkeler ise, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya adası.


Kasım ile mart ayları arası kuzey kutbuna yakın ülkelerde karanlık (özellikle şehir dışında az ışığın bulunduğu kırsal bölgelerde) ve bulutsuz, açık bir gökyüzünün olduğu gecelerde görülebiliyor.


Kuzey kutbuna yakın ülkelerde aurora borealisi en güzel deneyimleyebileceğiniz yerler ise:

-Rusya’da, Murmansk, Sibirya, Kola Yarımadası

-Norveç’te Tromsø, Alta, Svalbard, Finnmark

-İsveç’te Kiruna, Abisko, İsveç Laponyası

-Finlandiya’da Luosto, Nellim, Utsjoki, Ivalo, Kakslauttanen


Ve bizim gittiğimiz ülke İzlanda’da;

-İzlanda’da Reykjavik ve dışı, Thingvellir Milli Parkı, tüm ülke


Şanslıydık. Reykjavik’ten araç kiralayarak, yerin altı ateş yerin üstü buz olan tezatın en güzeliyle doğa manzaralarının muhteşemliği arasında “South Coast of Iceland” gezimizi gerçekleştirdikten sonra, Panorama Glass Lodge’ta bir gece geçirmek üzere ıssız ve karlı yollardan geçerek, ‘dünyanın unuttuğu bir yer olmalı burası’ diye düşündüğümüz İzlanda’nın Hella’ya yakın bir bölgesi olan Austurkrokur’a güneşin yeni battığı 5 sularında ulaştık.


Kulübemiz alıştığımızın ötesinde lüks, her tarafı cam (minik mutfağı ve banyosu hariç), yemek dahil her şeyi kendimizin yaptığı, kimseyle karşılaşmadığımız romantik bir ortamdı. Dışarıda sauna ve jakuzi vardı. -6 derece soğukta, 40 derece sıcaklıkta hazır suyun içinde keyif yapmanın da tarifi yoktu.


“Aurora map” aplikasyonunu telefonumuza indirip uyuduk. Sabaha yakın 1.30 sularında auroranın görülme olasılığının yüzde 50 olduğu bildirimi geldi telefonumuza ama bildirimi duymamıştım. Rastgele uyanıp gözümüzü açtığımızda tavanı cam olan kulübemizde yeşil ışıkları gördük. Rüya gibiydi. Üstümüze paltoları ve odada bulunan yün battaniyeyi atıp, dışarıda yer alan hamaktan auroranın bizim için yaptığı dansı izledik. Dışarısı -6 derece, her yer karla kaplı, ıssız büyülü bir atmosferde aurorayı izledik. Daha heyecan verici ne olabilirdi ki? Şanslıydık ve aurora bizim için dans etmişti.


Iphone sahibiyseniz bu ışıkları fotoğraflayabiliyorsunuz. Ya da fotoğraf makinenizde özel ayar yaparak daha net fotoğraflar yakalayabilirsiniz.


Auroranın dansını deneyimleyenlerinizin hikayeleri nedir? Bu dansı görmeyi hayal edenlere, döviz ve pandemiye rağmen şartları zorlayarak bunu yakında gerçeğe dönüştürebilmeniz dileğimle...







115 views0 comments

Recent Posts

See All